Arabamoto

Türkiye’nin En İyi Otomobil Sitesi

Archive for Mart, 2008

İki şeyin aynı anda olamadığı durumlar vardır. Nasıl, bir şey, aynı anda hem soğuk hem de sıcak olamazsa, bir vasıta da, aynı anda hem mükemmel arazi kabiliyetine, hem de yarış pistlerinde limitleri zorlayacak özelliklere sahip olamaz. Piyasada bulunan SUV’ları da, soğuk sıcak örneğinde olduğu gibi, en “arazici” ve en “asfaltçı” şeklinde iki kutubun ortasına koyarsak, daha önce incelediğimiz X5 “asfaltçı”, Pajero “arazici”, XC90 ise, iki ekstrem kutbun ortasında yer alan araç oluyor.

Aracın kapısını açar açmaz sizi Volvo’lara özel, hoş bir deri kokusu karşılıyor. Yüksek sürüş poziyonu olan XC90’a bindiğinizde, koltukları için, biraz şımarıkça, “dünyanın en rahat koltukları” diyebilirsiniz. Diğer Volvo modellerinden de bildiğimiz bu koltuklar, profesyönel ellerde, yolcu ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanıyor. Vücuda iyi destek sağlaması için ergonomi uzmanlarınca hazırlanan koltuklar, alerjisi ya da astımı olanlar düşünülerek, Oeko-Tek 100 Standardı’na uygun imal edilmiş. Temas alerjisine karşı aracın içindeki bütün metal bölümler de test edilmiş. Aracın 5 kişilik oturma düzeni, bagajdaki ilave koltuklar sayesinde 7’ye çıkabiliyor. Ön ve arka koltukların diz, baş ve omuz mesafeleri son derece cömert.

İsveçli otomobil firmasının, 2003 yılında satışa sunduğu XC90’ın, “güncellenmiş” 2007 modeli, 3 motor seçeneği ile satılıyor. Seçenekleri 8 ve 6 silindirli benzinli ve 5 silindirli dizel oluşturuyor. Test aracımızda 2.4 litrelik 5 silindirli dizel motor bulunuyor; 185 beygir gücündeki motor 2000-2750 devir arasında 400Nm tork üretiyor. Direk enjeksiyonlu, değişken türbin geometrili turbo dizel motor üstten çift egzantrikli ve 20 supaplı. Çevre düşünülerek tasarlanmış motorda bulunan ve bakım gerektirmeyen parçacık filtresi, egzoz gazındaki is ve parçacıkları azaltıyor, böylece hem doğaya karşı daha nazik olunuyor, hem de aracın arka tarafı tutuşmuş gibi siyah dumanlar çıkararak “karizma”yı bozmasının da önüne geçilmiş oluyor.

Dizel motorların sesinden hoşlanmayanlar, aracın içinde çok mutlu olacaklar. Çünkü gaza bastığınızda kabine gelen motor sesi, özel otomobillere has bir karaktere sahip. Ancak aracın dışarı verdiği ses tamamen farklı.

XC90, firmanın yüksek güvenlik standartlarından payını almış. Size, aracın hava yastıklarının sayısından, usataca hesaplanmış deformasyon bölgelerinden, ya da stabilite sistemlerinden bahsetmeyeceğim. Lüks araçlarda yeni yeni görmeye başladığımız, kör nokta uyarı sistemini Volvo XC90’da da mevcut. Sistemin görevi, sağ ve sol aynanın atında bulunan bir cihaz ile, şoförü, aynanın kör bölgesinde kalmış olan, başka araçlara karşı uyarmak. Ancak sistem biraz daha tedbirli çalışıyor ve siz aracı gördüğünüz halde, araç sizden bir metre arkanızda olsa da uyarıyor, bu da kabul edilir birşey. Ancak konu İstanbul trafiği olduğunda iş biraz değişiyor ve alışmak gerekiyor. Çünkü gerçekten kör noktanızda biri mi var, yoksa hemen arkanızda sizi tehlikeli şekilde yakından takip eden aracı mı haber veriyor, siz bunu anlamaya çalışırken, şerit değiştirmeden önce, yanınızı bir süre kontrol etmek isiyorsunuz. Tabi bu sırada bir süre sinyal vermiş olmanız, diğer sürücüleri “uyandırıyor” ve “aman önüme geçmesin” refleksine neden oluyor. Tabi bir düğmeye basıp sistemi kapatmak ve yazılmamış kurallara göre sürmek size kalmış…

Güvenliğe bir diğer katkı da, aktif bi-xenon hareketli döner farlardan geliyor. Sistem ile, farlar direksiyonun açısına göre, her yöne 15 derece dönebiliyor. Böylece, gece seyahatlerinde, aracın geçeceği yol çok daha önceden aydınlanmış oluyor. Araçlarda yeni görüğümüz bu teknoloji çok da yeni değil aslında. 1930 model Cadillac’larda tamponda 3üncü bir lamba bulunuyor ve direksiyona mekanik olarak bağlı çalışıyordu. Hikayesi 1988 yılında çekilen bir filme konu olan, Amerikan otomobili Tucker’da da yine üçüncü bir far bu görevi üstlenmişti. 1967 yılında üretilen Citroen DS’de işleri biraz daha ileri gitmiş, üçüncü fara gerek kalmamıştı ve farlar sadece direksiyondan değil amortisörlerden gelene verileri de değerlendiriyor, duruma göre sağa sola dönüyor, alçalıp yükselebiliyordu.

Eğlence sistemine gelince… Sistem muhteşem! Müziği yüksek sesle dinlemeyi sevenleri çok mutlu edecek 12 adet Dynaudio hoperlör, bağımsız çarpraz filtre ile, 5×130W gücündeki amfiye bağlı. Sistemin sesini ne kadar açarsanız açın, bir bozulma olmuyor. Dolby ve ProLogic2 dijital ses işlemcisine sahip sistemde, MP3 ve WMA uyumlu CD çalar bulunuyor. “Aux” girişinden iPod gibi harici bir müzikçalar da bağlayabiliyorsunuz.

XC90, hem SUV’ların hemde büyük sedanların temel özelliklerini taşıyan, gerçek bir aile aracı. Çocuklu aileleri mutlu edecek özelliklerinden bir tanesi, arka kapı kilitlerindeki, çocuk kilidi mekanizmasının, ön koltuktakiler tarafından, bir düğmeye basılarak devreye sokulabilmesi. Bir diğer özellik ise, sadece ön camın değil, yan camların da lamine olması. Bu ekstra güvenlik unsuru sayesinde, lamine yan camları kırıp aracın içinden birşey almak, çok zaman alan bir iş haline dönüşüyor. Diğer yandan konfora da faydası oluyor ve ses izolasyonuna katkıda bulunuyor.

Aracın otomatik şanzımanı 6 vitesli. XC90’da arazi vitesi bulunmuyor. Kış modu bulunan şanzıman, kaygan zeminlerde kontrollü kalkış yapmayı sağlıyor. İsterseniz, 3 viteste de kaldırabiliyor ve torku daha da düşürebiliyorsunuz. Gaza sonuna kadar bastığınızda, kısa vites oranlı şanzıman ve yüksek tork aracı ok gibi fırlatıyor. 70 km/s hıza kadar 2.vites bitiyor ve 100 km/s hıza ulaşması 3.vitesin sonlarına doğru gerçekleşiyor. Vitesler hızlı ve yumuşak geçiyor. İstenildiğinde manuel moda alıp, motor devri kırmızı bölgeye girene kadar bütün devir bandını kullanmanız da mümkün. Ama en iyi hızlanma siz vites atma işini araca bıraktığınızda gerçekleşiyor.

Süspansiyon konforu genel olarak iyi olan XC90’ın sürüşü sedan otomobillerden çok arazi taşıtlarına yakın. Virajlarda “asfaltçı”lar kadar iddialı olmasa da, rahatsızlık verecek bir durumu yaşatmıyor.

4.8 metre uzunluğa sahip XC90’ın dönüş turu yaklaşık 12 metre. Firmanın verdiği bakıp masraf çizelgesine göre, araç, 50,000 km kullanıldığında yaklaşık 2000 YTL bakım masrafı çıkıyor. Kabaca 10,000 km’de bir 400 YTL bakım masrafı gerekiyor.

İçinde ve dışında, özgün çizgileri olan XC90, ne Alman, ne Japon ne de İngiliz arazi taşıtlarına benziyor. Kendine has bir karakteri olan XC90, güvenlik, konfor ve ekonomiyi bir arada sunan başarılı bir SUV.

İnceleme : Can Şaher(Ntvmsnbc Otomobil )

Teknik Özellikler

Motor Hacmi ve silindir: 2401 cm^3 sıralı 5

Sıkıştırma Oranı: 17..03

Beygir gücü/devir (ps) 185 / 4000

Tork / devir (nm) 400 / 2000

Çekiş 4×4

Şanzıman 6 otomatik

Ağırlık (kg) 2058

Uzunluk/Genişlik/Yükseklik (mm) 4807/1898/1743

Dingil Mesafesi (mm) 2857

depo Lt 68

Son Hız Km/h 195

0-100 Km/h Hızlanma (sn) 10..9

Jant-Lastik 235/65 R17

Yakıt Tüketimi (Ş.içi) 11.5 (Lt/100km)

Fiyat (test tarihinde) 90664 Euro

Posted by admin
Posted under İncelemeler
Tags:

Comments (0)

Scirocco ilk kez Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılmıştı. İkinci nesli 34 yıl sonra yine ilk kez aynı fuarda tanıtılıyor.

Firma yöneticilerinden Winterkorn’a göre, Scirocco, çok sayıda sürücünün satın almaya gücünün yeteceği bir spor otomobil.

Aracın ebatları şöyle; boyu 4.26, yüksekliği 1.4 metre genişliği ise 1.81 metre. Bagaj hacmi 292 litre ancak koltuklar yatırılıdığında bu hacim 755 litreye yükseliyor.

Spor şase ayarları ve ESP standart olan Scirocco’da 3 TSI ve 1 TDI seçeneği sunulan “tork” zengini motor seçenekleri şöyle; TSI motorlar 122, 160 ve 200 beygir güçlerinde, TDI motor 140 beygir gücünde.

Aracın açılır tavanı UV ışınlarının %99’unu, Infrared (ısı) ışınlarının %97’sini, ve görülebilen ışığın %80’ini kesebiliyor. İsteğe göre perde ile de kapatılabiliyor.

Scirocco’nun standart donanımında 17 inç ebadında alüminyum jantlar, yüksekliği ayarlanabilir sürücü, yolcu koltuğu ve direksiyon, klima, ESP, 6 hava yastığı, sürate göre sertleşen direksiyon bulunuyor.

Aracın Avrupa’da satışına 2008 yazının sonuna doğru başlanacak.

Scirocco’nun resimleri “Galeriler” bölümümüzde…

Posted by admin
Posted under Haberler
Tags:

Comments (0)

Bir araba alırken ne beklediğinize doğru karar verin. (Örneğin tercihiniz iki kişilik üstü açık bir araba ise, aslında ihtiyacınız olan şeyin 7 kişilik bir van olduğunu, iş işten geçtikten sonra fark etmeyin!)
Ne kadar büyük bir kabine ihtiyacınız var; arka koltukları kullanır mısınız, yoksa beş kişilik bir araba bile size dar mı geliyor?
Büyük bir bagaja ihtiyacınız var mı? Yoksa haftada sadece bir kere mi gerekiyor?
Nasıl bir trafikte kullanıyorsunuz? Şehir içinde kısa mesafeler mi, yoksa otoyolda uzun seyahatler mi yapıyorsunuz? Seçeneğiniz ikinci ise, daha güçlü ve konforlu bir seçim doğru olur.
Sizin için performans ne kadar önemli? 1.4 litre ile üç sene yaşayabilir misiniz, yoksa en az 2.0 litre mi yeterli?
Güvenlik sizin için ne kadar önemli? Mümkün olan en çok sayıda airbag (hava yastığı) ve Euro Ncap yıldızına mı bakıyorsunuz?

Posted by admin
Posted under Faydalı Bilgiler
Tags:

Comments (0)

4.2 litrelik kompresör beslemeli V8 ile donatılan XKR-S’in maksimum hızı 280 km/s de elektronik olarak sınırlandırılmış.

XKR modeline göre arttırılan son hız, aerodinamik yapı ve süspansiyon sisteminin yükselen performansa pararel olarak geliştirilmesine neden olmuş.

Direksiyondan da kumanda edilebilen 6 vitesli sıralı otomatik şanzıman, 420 beygir gücündeki motorun 560 Nm’lik torkunu yere aktarıyor.

Jaguar Special Vehicles ve Alcon ile beraber geliştirilen fren sistemi, Avrupa’nın en zorlu yarış pistlerinden Nurburgring’de zorlu testlere tabi tutularak geliştirilmiş. Önde 6 pistonlu kaliperler 400 mm çapında disklerle arkada 4 pistonlu kaliperler 350 mm çapında disklerle kombine edilmiş.

XKR modeline göre yere 10 mm yaklaştırılan XKR-S’de, bilgisayar tarafından yönetilen CATS adındaki aktif süspansiyon kullanılmış.

2008 yazında satışa sunulacak araçtan Avrupa pazarı için 200 adet ayrılacak.

Posted by admin
Posted under Haberler
Tags:

Comments (0)

Formula 1 yarışlarında ne zaman yarışın güvenliğini tehlike altına sokacak bir durum olsa; kaza, olumsuz hava koşulları vb. resmi Güvenlik Aracı piste girerek, dünyanın en hızlı otomobillerinin başına geçer. Güvenlik Aracı en hızlı şekilde “konvoyun” başını çeker, çünkü teknolojik F1 araçlarının motorlarının ısınmaması, lastik ve frenlerinin soğumaması gerekmektedir.

2008 Formula 1 sezonunda, 36 yaşındaki Güvenlik Aracı pilotu Maylaender, SL 63 AMG ile bu görevi yapacak. Cenevre Otomobil Fuarı’nda serilenen Güvenlik Aracı 525 beygir gücünde 6.3 litrelik V8 motora sahip. 100 kilometre hıza 4.6 saniyede ulaşan araçta vites değişimlerini 100 milisaniyede gerçekleştiren 7 vitesli otomatik şanzıman kullanılmış. Her hava koşulunda optimum yol tutuşu için arka diferansiyel %30 oranında kilitlenebiliyor ve stabilite sistemi ESP 3 farklı ayarda kullanılabiliyor.

1.75 tonluk SL 63 AMG F1 Güvenlik Aracı, CFRP (karbon fiber güçlendirilmiş plastik) paneller kullanımı ve bazı donanımların kaldırılması ile, standart modelinden 220 kilogram daha hafif olacak şekilde tasarlanmış.

Posted by admin
Posted under Haberler
Tags:

Comments (0)

 

 

Renault Sport Technologies tarafından geliştirilen yeni model, 1.6 litrelik 4 silindirli 133 beygir gücünde motora sahip. “Red line”ı 7000 devir olan motor maksimum gücünü 6750 devirde veriyor, 4400 devirde 160 Nm tork üretiyor. Devir bandı kırmızı bölgeye yaklaştığında, “shift light” yanarak sürücüyü uyarıyor.

Firma, aracın egzoz sesi hakkında iddialı konuşuyor ve egzoz gazının 4’e 1 monifold ile tahliyesinin, spor ses ile beraber farklı güç karakteri de getirdiğini ifade ediyor.

Aracın boyutlarına göre cömert olarak ifade edilebilecek tekerlekleri 195/45R16 veya isteğe göre 195/40R17 olabiliyor.

Araçta kısa oranlı spor 5 vitesli düz şanzıman kullanılmış.

Posted by admin
Posted under Haberler
Tags:

Comments (0)